Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Home / Kadın Hastalıkları / Sifiliz (Frengi)
Sifiliz (Frengi)

Sifiliz (Frengi)

Sifiliz (Frengi) en önemli cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Hastalığa (enfeksiyona) neden olan etkeni Treponema pallidum isimli bir spirokettir. En çok cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalıktır.

Sifiliz (Frengi), cinsel organların yanında vücuttaki deri ve iç organlarda belirtiler gösteren, hem akut (geçici) hem de tedavi edilmediği takdirde kronik (kalıcı) bir hastalıktır. Sifiliz (frenzi) evrelerine göre çok değişik belirtiler gösterir. En önemli belirtisi cinsel organlardaki ülserlerdir.

Sifiliz (frengi) nasıl bulaşır?

Sifilizin en öenmli bulaş yolu cinsel (oral-anal, sadece anal ilişkide bulaşmaya neden olur) eylemdir. Diğer bulaş yolları, vücuttaki açık yaralardan da sifiliz etkeni vücuda girebilir. Gebelerde plasentadan (bebeğin eşi) bebeğe (çoğunlukla 18. gebelik haftasından sonra) sifiliz etkeni geçebilir. Gebelerde doğum sırasında doğum kanalından bebeğe geçiş olabilir. Sifilizli (frengi) kanın nakil yapıldığı hastalara da bulaşma olabilir.

Sifiliz (frengi) açısından kimler risklidir?

Sosyo-ekonomik düzeyleri düşük kadın ya da erkekler, gençler, 18 yaş öncesi cinsel aktif olanlar, birden çok cinsel eşle cinsel aktivite yaşayanlar sifiliz (frengi) açısından riskli gruptadır.

Sifiliz (frengi) belirtileri nelerdir?

Hastalık tedavi edilmediği takdirde 4 evrede seyreder ve farklı belirtiler verir. İlk iki evresi hastalığın en bulaşıcı olduğu evredir. Gizli evrede de kan nakli ile bulaşma olur.

Sifilizin ilk evresi (Primer evre);

Sifiliz (frengi) etkeni vücuda girdikten sonra ortalama 10-90 günlük bir kuluçka döneminden sonra hastalıkğın ilk belirtisi “şankr” ortaya çıkar. Genellikle cinsel organlarda (rahim ağzı (serviks), vajina (hazne), dış üreme organları (büyük-küçük dudaklar) ve anüs çevresinde çok nadir olmakla birlikte ağızda “şankr” ortaya çıkar. Bazen bir bazen iki tanedir.

Şankr tedavi edilmediği takdirde 6 hafta içinde kendiliğinden ortadan kaybolabilir.  Ancak kendiliğinden kaybolması hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hastalık ikinci evresine geçer.

Şankr nedir?

Oval, ağrısız, sert, deriden yüksekte ve ortalama 1 cm çapında, kırmızımsı, belirgin bir çeperi olan yüzeyel ülser görünümlü bir yaradır. İçinde sifiliz spiroketini çok miktarda barındırdığı için son derece bulaştırıcıdır.

Sifilizin ikinci evresi (Sekonder Sifiliz)

Şankr ortaya çıktıktan 6 hafta-6 ay sonraki dönem içinde sifilizin ikinci evresi başlar. Bu dönemde kişi hastalığı bulaştırmaya devam eder.  Bu dönem “bakteriyemi” ile ilişkilidir. Özelliği, vücudun tamamını tutabilen ve avuç içlerini, ayak tabanları ve mukoz membranları kapsayan makülopapüler (kırmızı ve kabarık) döküntülerdir.  Bu döküntülerde şankr gibi aktif olarak sifiliz etkeni olan sipiroketi bulaştırır. Bu döküntü sıcak, nemli vücut bölgelerinde (genellikle üreme organlarında bölge) kandiloma lata olarak adlandırılır geniş, pembe ya da gri-beyaz renkli ve son derece bulaştırıcı plaklar oluşturabilir. Bulgular 2-10 haftada kendiliğinden kaybolur. Bu dönemde hastada düzensiz ateş, baş ağrısı- halsizlik-terleme ve kemik ağrısı gibi belirtilerin yanı sıra, kan yoluyla (hematojen) yayılım dolayısıyla vücudun farklı yerlerinde de enfeksiyonlara neden olur ve menenjit, hepatit, nefrit, gözde koriyoretinit ve kemiklerde periyositler meydana getirebilir. Kişi bu dönemde de tedavi edilmezse hastalık latent döneme geçer.

Sifilizin Gizli Evresi (Latent Sifiliz)

İkinci evrede hasta tedavi edilmezse hastalık gizli (latent) döneme geçer. Gizli evre (latent sifiliz), hastalık başladıktan sonraki 1 yıldan daha uzun süren bir dönem olarak tanımlanmaktadır. Bu evrede cinsel aktivite (ilişki) ile bulaştırma olmaz, ancak kan nakli ya da anneden bebeğe bulaşma olabilir.

Sifilizin üçüncü evresi (Tersiyer Sifiliz)

Hiç tedavi edilmeyen ya da yetersiz tedavi edilen hastaların 1/3’inde, 2-20 yıl içinde gelişir. Bu evrede hastalığın bulaştırıcılık yoktur. Tersiyer sifiliz döneminin esas bulgusu bazı hastalarda ortaya çıkan yumuşak doku granüloma tümörleri olan gom (Gumma) adı verilen lezyonlar (yara) dır. Lezyonlar (yaralar) en fazla bacaklarda olmak üzere, karaciğer, kemik, dolaşım sistemi sistemi, sinir sistemi, mide ve gözde meydana gelir. Hangi organda meydana yerleştiği yere göre belirtiler değişir. Nörosifiliz (demans, nörolojik kayıplar (konuşma bozukluğu-ataksik yürüyüş – paralizi gibi, körlük-sağırlık, kişilik değişiklikleri), kardiyovasküler sifiliz (kapak bozuklukları / aort anevrizması)  olarak seyreder.

Sifiliz (frengi) de tanı nasıl konulur?

Karanlık-saha incelemesi; bu incelemede sifiliz (Frengi) etkeni  spiroketlerin görülmesi ile tanı konulur. Florasan antikor testi, Serolojik testler (VDRL Venereal hastalık araştırma laboratuarı), RPR (Hızlı plazma antikor testi), TP-PA(Troponema pallidum partikül aglütinasyon) da tanıda kullanılan diğer yöntemlerdir.

Sifiliz (Frengi) Tedavisi

Hastalığın erken dönemde fark edilmesi ve tedavisi çok önemlidir. Özellikle şankr fark edilir edilmez doktora başvurulmalı ve ihmal edilmemelidir. Unutulmaması gerekir ki hastalık ilerleyip özellikle üçüncü evreye geçtikten sonra kalıcı hasarlara ve ölüme bile neden olabilir. Hastalığı evresine göre tedavi doktor tarafından planlanır. Hastalığın en etkili ilacı penisilindir.  Gebelerde de tedavi uygulanabilir.

Tedavi sürecinde cinsel ilişki (her tür cinsel ilişki) yasaktır.

Sifiliz (Frengi) tedavi sonrası takip

Tedavi başladıktan sonra, birinci ve ikinci evre belirtileri ortadan kalkıncaya kadar hasta yakından takip edilmelidir.

Sifiliz (Frengi)li kadın ya da erkeğin cinsel eşinin tedavisi

Hasta ile cinsel ilişki yaşayan eş mutlaka değerlendirilmeli, testleri yapılmalı ve gerekirse tedavi yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.