Kadinvehastaliklari.com

Nazogastrik Sonda Takma İşlemi Nasıl Yapılır?

Nazogastrik sonda, acil müdahale gerektiren ameliyatlarda ve erken postoperatif dönemde mide içeriğini boşaltmak, bilinci kapalı hastada aspirasyonu önlemek ve beslenmeyi sağlamak, yoğun bakımda yatan hastaların büyük çoğunluğunda tedaviye destek sağlayıcı olarak kullanılır.

Nazogastrik sonda çeşitlerinden olan sengtaken-blakemore tüpü özefagus varis kanamalarının kontrol altına alınmasında kullanılan önemli bir tüptür. Tüpün uç kısmındaki balonun şişirilmesi varisler üzerine direkt basınç yapar. Nazogastrik sondanın diğer çeşitleri ise gastro intestinal sistemde meydana gelen olumsuz durumların teşhis ve tedavisinde kullanılır.

Nazogastrik sonda(ngs) yerleştirilmesi genelde sıradan bir işlem gibi görülse de hayatı tehdit edici ciddi komplikasyonlara (istenmeyen durum) yol açabilir. Ngs takılmasında en önemli nokta sondanın trakeopulmoner sistemde değil de midede olduğundan emin olmaktır. Bu durum oluşabilecek komplikasyonların önlenmesinde önemli adımlardan biridir. Tekniğine uygun, aseptik şartlarda uygulanan nazogastrik sonda hastaların tedavisinde göz ardı edilmeyecek faydalar sağlar. Özellikle anestezide uygulanan nazogastik sonda, acil anestezi verilmesi gereken durumlarda, obstetri (kadın –doğum) ameliyatlarında, obez hastaların ameliyatlarında, gastro entorolojik ameliyatlarda güvenilir anestezi uygulaması için gerekli bir işlemdir.

Anestezide nazogastrik sonda

Acil anestezide en sık görülen ve sıkıntı oluşturan durum dolu midedir. Dolu mideden dolayı meydana gelen kusma ve regürjitasyon (mide içeriğinin ağza gelmesi) sonrası gastrik içeriğin trakea ve bronşlara aspirasyonu ciddi komplikasyonlara yol açar. Kusma aktif olarak gerçekleşirken regürjitasyon pasif olarak gelişir. Kusma en çok yüzeyel anestezi dönemi olan indüksiyon ve uyanma döneminde meydana gelirken regürjitasyonun zamanı bilinmeyebilir. Böyle bir durum oluştuğunda aspirasyon pnömonisi gelişebilir.

Alt özefagial sfinkter kardia bölgesine yerleşmiş intraluminal basıncı yüksek tutan bir bölgedir. Özefagial hareketliliğinde yenen yiyeceklerin mideye geçmesi için gevşek diğer zamanlarda ise kontraktedir (kasılıdır). Böylelikle mide içeriğinin özefagusa geçmesini önlemektedir.

Sağlıklı kişilerde katı yiyeceklerin 6 saat, sıvı gıdaların 2 saat süre içerisinde mideye geçişi sağlanmamışsa, midenin boş kabul edilmesi yeterli görülebilmektedir. Genel anestezi için gerekli olan açlık süresi normal şartlarda daha uzun tutulmaktadır.

Acil durumlara hastanın cerrahi problemiyle birlikte mide boşalma sürecinin uzaması da eklenir. Çünkü midenin boşalma sürecini uzatan faktörlerden biri stres faktörüdür. Özellikle minör travma durumlarında (kırık, çıkık), korku, ağrı, şok gibi durumlarda gastrik boşalma tamamen durmaktadır.

Mide içeriği boşalmamış bir hastaya anestezi uygulanması ile normalde kontrakte olan alt özafagial sifinkter gevşeyecek ve mide içeriği pozisyona da bağlı olarak özafagus yoluyla dışarıya akış oluşturacaktır. Gastrik içeriğin bir kısmı dışarı çıkabileceği gibi tamamıda trakeabronşial yol ile akciğerlere aspirasyonu gerçekleşebilmektedir.

Gastrik içeriğin aspirasyonu sonucu:

  • Kimyasal pnömoni,
  • Partiküllü materyalin aspirasyonu ile bronşlarda tıkanıklık,
  • Bakteriyel kontaminasyondan dolayı akciğer hasarı oluşur.

Gastrik içeriğin aspirasyonu sonrası:

  • Hava yolu emniyete alınmalıdır.
  • Varsa bronkoskopi ile yabancı materyal çıkarılmalıdır.
  • Oluşan hipokseminin tedavisi yapılmalıdır.
  • Bakteriyel kontaminasyona karşı antibiyoterapi yapılmalıdır.

Dolu mideli hasta anesteziye alınmış ise aspirasyon riskine karşı

  • Nazogastrik sonda ile midenin dekompresyonu
  • Regürjitasyona neden olmamak için anestetize hastayı soluturken düşük basınçlı ventilasyon
  • Nazogastrik sonda dahi olsa krikoid kıkırdağa bası (larinksin halka şeklindeki kıkırdaklarından bir tanesidir.) Yapılmalıdır.

Nazogastrik sonda takma tekniği

Nazogastrik takma işlemini gerçekleştirmeden önce malzemeler hazırlanmalı, hasta bilgilendirilmeli, eldiven giyilmeli ve sonda ölçümü yapılmalıdır. Sonda ölçümü, ksifoid çıkıntı (sternumun alt ucu)- kulak- burun mesafesi ölçülüp 15 cm eklenmesiyle yapılır ve tüp üzerine işaretlenir.

Burun delikleri obstruksiyon (tıkanıklık ve darlık) yönünden değerlendirilir. Burun deliği ve tüpün 5 cm’lik uç kısmına suda eriyebilen bir kayganlaştırıcı veya anestezik jel, pomat, sprey vb. Sürülür (visköz lidokain veya lidokain jel sürülür. %10 lidokain sprey hızlı ve iyi bir anestezi sağlar.).

Sonda halka haline getirilir, aseptik şartlarda baş işaret ve orta parmakla tutularak ele alınır (resim 2.2). Hasta başı ekstansiyona getirilerek sonda sağlam burun deliğinden arkaya doğru ilerletilir (resim 3.3).

Posterior nazofarenkste hafif bir direnç olabilir; fakat küçük bir basınçla geçilebilir. Dirence basıncın kuvvetli olması gerekirse işlemi diğer taraftan yapmak daha güvenilirdir.

İşlem yapılırken hastanın bilinci açıksa uyarıldığında yutkunması söylenir. Sonda orofarenkse geldiğinde durulur ve hastanın bir yudum su içmesi sağlanır, boyun fleksiyona getirilir. Su ile boyun pozisyonu tüpün özafagusa geçişini kolaylaştıracaktır.

Boğulur gibi olma, öğürme, ses değişikliği, tüpte buğulanma görülmesi sondanın trakeaya girdiğinin habercisi olabilir. Bu durumda tüp orofarenkse çekilmelidir. Gerekirse, ağız içi herhangi bir ışık kaynağıyla gözlenerek sondanın yeri doğrulanmalıdır.

Sondanın özafagusta olduğu anlaşılınca hızlı bir şekilde önceden belirlenen ölçüm hizasına kadar itilir. İşlemin yavaş yapılması hastanın daha fazla öğürmesine ve rahatsızlanmasına sebep olur. Sonda yerleştikten sonra tüpün ucu böbrek küvet veya boş bir şişe içerisine konularak mide sıvısı gözlenir.

Sondanın yerinin doğrulanmasında uygulanan yöntemlerden biri sonda içinden enjektörle 10 ml hava vererek steteskopla epigastriumun dinlenmesi, (Şekil 2.1) bir diğeri de mide içeriğinin aspirasyonu ile alınan materyale ph testinin yapılmasıdır. Mide içeriği asidiktir. Alınan mide içeriği ph indikatörünü kırmızıya dönüştürür.

Uyanık ve bilinci açık hasta konuşamıyorsa solunum yolu (respiratuar) yerleşimi olabilir. Bu durum küçük çaplı sondalar da görülebilir.

Uyanık ve koopere hastalarda nazogasrik sonda körlemesine de kolaylıkla yerleştirilebilir. Komadaki hastalar nazogastrik sonda yerleştirilmesi sırasında ve sonrasında kusabilir. Bu sebepten dolayı bu tür hastalarda ngs takılmadan önce endotrakeal entübasyonla havayolu güvenliği sağlanmalıdır. Endotrakeal tüpün kaf ismi verilen balonu şişirildiğinde azda olsa aspirasyonu azaltır.

Bilinçsiz hastalarda entübasyonu takiben orofarenksteki tüpün ucu laringoskop ve magill pensle özefagusa ilerletilir. Özellikle dişsiz hastalarda nazogastrik sonda yönlendirilmesi parmakla yapılabilir. Yine bilinci kapalı hastalarda airway yerleştirilmesi, elle larinksin öne çekilmesi ve troid kıkırdağın kaldırılması sondanın geçişini kolaylaştıracaktır.

Nazogastrik sondanın buzlu küvette bekletilerek sertleştirilmesi de sondanın geçişini kolaylaştıracaktır. Fakat dokuların ayrılması (disseksiyona) neden olma ihtimali vardır.

Nazogastrik sonda uygulama işleminin bütün yöntemler kullanılarak başarısız olduğu durumlarda, fiberoptik bronkoskop veya özefagoskopla doğrudan görülerek yerleştirilmesi sağlanabilir.

Tüpün yeri doğrulandıktan sonra tüp hastanın burnu üstüne antialerjik flaster ve ya bantla tespit edilir. Sondanın gerilmesini önlemek için paket lastiği veya flaster belirli bir pay bırakılarak sondanın etrafına geçirilir. Flaster ile omuz hizasında tespit edilmesi sondanın daha güvenli halde kalmasını sağlayacaktır. Eğer tüpün güvenliği tam sağlanmaz ise tüp burun kanadına baskı yaparak kanama ve nekroza sebep olabilir.

Tüp tespiti yapıldıktan sonra tüpün açıkta kalan ucu drenaj torbasına takılır veya boş şişeye bırakılır. Eğer sonda uzun süre takılı kalacaksa ve doktor tarafından istenilmişse aldığı ve çıkardığı sıvı takibi ile mide içeriğinin muhteviyatı kontrol edilmelidir

Kaynak

  • ASIMGÜL Suna (Teknik Editör), Kamerya BABADAĞ, Naciye SABUNCU, Gülsün TANDAL, Hemşirelik Teknikleri El Kitabı, Vehbi Koç Vakfı Yayınları No:4 İstanbul 1983.
  • AY AKÇA Fatma, Temel Hemşirelik Kavramlar İlkeler Uygulamalar, 2. Baskı, İstanbul Medikal Yayıncılık, İstanbul, 2008.
  • GÜNDEM Deniz (Editör), Eyüp Sabri UÇAN, Paramedikler İçin Mesleksel Beceriler, 9 Eylül Üniversitesi, 1. Baskı, İzmir Kasım 2000.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ