Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Home / Gebelik Ve Doğum / Gebelik / Gebelikte Hormonlar Ve Etkileri Nelerdir?
gebelikte hormonlar

Gebelikte Hormonlar Ve Etkileri Nelerdir?

Gebelik döneminde anne adayının vücudunda sayısız değişiklik meydana gelir. Bu değişiklerin oluşumu anne adayının gebelikte hormonlar ının değişimi ve hormonların etkisiyledir. Gebelikte hormonla değişir ve bunlar, anne adayını gebelik ve doğum sırasındaki risklerden korur, doğuma hazırlar, bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlar.

Gebelikte Hormonlar Ve Değişiklikler

Gebelikte hipofiz (beyindeki küçük bir salgı beziş) iki kat büyür.

Gebelikte Hormonlar Progesteron : Gebeliğin 10. haftasına kadar yumurtanın kalan taslağından (korpus luteumdans) üretilir. Daha sonra bebeğin eşi (Plasenta) tarafından üretilir. Doğuma yakın gebe kadının kanında progesteron 100-200 mg/ml seviyesindedir. Çoğunlukla anne kanındaki kolesterolden sentezlenir.

Gebelikte Progesteronun Görevi

Rahim içini kalınlaştırarak bebeğin beslenmesini sağlar. Gebelikte rahmin kasılmasına engel olur. Bu nedenle düşük tehdidi olanlarda dışarıdan progesteron verilir. Bebek taslak halindeyken beslenmesi için gerekli besin maddelerini sağlar. Progesteron gebelikte memeleri emzirme için hazırlar.

Gebelikte Hormonlar Östrojen :Bebeğin eşinden (plasenta) dan salgılanır. Annenin ve fetüsün adrenal bezlerinde bulunan androjenik steroid bileşikler olan dehidroepiandrosteron (DHEA) vb. maddeleri kullanarak sentezlenir. Gebeliğin 20. Haftasından sonra fetüsün (bebeğin) androjenlerden sağlanmaktadır.

 Gebelikte Östrojenin Görevi

gebelikte hormonlar ve belirtileri

Anne rahminin gelişmesine neden olur. Bebeğin sağlıklı büyüyüp büyümediği hakkında bilgi veren testlerde kullanılır. Anne adayının memelerinin büyümesine meme kanallarının gelişmesini sağlar. Anne dayının dış üreme organlarının gelişmesi, rahim ve haznede (vajina) damarlaşma ve hücrelerde büyümeyi sağlar. Bebeğin büyümesini sağlar. Annenin bağ dokularının gevşemesini sağlayarak doğumu kolaylaştırır. Bebeğin yumuşayan doğum kanalından geçişini kolaylaştırır.

Gebelikte Human Koriyonik Gonadotrop Hormon (HCG)

Döllenmeden sonra salgılanmaya başlar. Anne kanında dokuzuncu günde görülmeye başlar ve gebeliğin erken tespiti için kullanılır. Amacı yumurtadan geriye kalan yapının (Korpus luteum- sarı cisim) gerilemesini önlemek ve progesteron salgılanmasını sağlamaktır. Gebelikte Hormonlar Bu hormon ani yükselir ve miktarı 1.3-2 günde bir, iki katına çıkar. Bebeğin rahim içine yerleşmesinden sonraki ilk haftada, kanda düzeyi 50 mliu/ml bulur. Daha sonra kandaki düzeyi giderek artar ve gebeliğin 60-70. günlerinde en yüksek düzeye ulaştıktan sonra kandaki düzeyi azalmaya başlar.

HCG’nin kandaki düzeyi bazen mol gebelikler, dış gebelikler, düşükler hakkında bilgi verebilir.

Gebelikte Human Plasental Laktojen Hormonu (HPL)

HPL anne adayının insülinini (hücrelere şekerin geçmesini sağlayan hormon) duyarsız hale getirerek, fetüsün kullandığı şekerin (glikozun) anne kanında dengelenmesini sağlar. Özellikle, 20. Gebelik haftasından sonra belirgin bir artış gösterir ve 34-36. haftalarda en yüksek düzeye çıkar. Gebelik Hormonları ndan Human Plasental Laktojen Hormon salgılanması bebeğin eşinin ağırlığıyla orantılıdır. Görevi; Gebe kadının proteinleri kullanımını engelleyerek, bebeğin proteinden faydalanmasını sağlar. Memelerde süt bezlerinin emzirme için hazırlamasını sağlar.

Gebelikte Relaksin

Gebe olmayan kadında görülmez. Rahim ağzının yumuşamasına, rahimdeki kasılmaların (kontraksiyonların) baskılanmasına ve bebeğin geçeceği kemik kanalın (pelvis) içinde bulunan eklemin (simfiz pubis) gevşemesine neden olarak doğumu kolaylaştırır.

Gebelikte Prolaktin

Gebelik Hormonları ndan en önemlilerinden biridir. Hipofiz ön lobundan salgılanır. Prolaktin seviyesi gebeliğin 8. Haftasında artışa başlar ve doğumda 200-400ng/ml seviyelerine kadar yükselir. Doğum sonrası salgısı en yüksek seviyeye ulaşır. Memeyi emzirmeye hazırlar. Yüksek östrojen düzeyi laktasyonu engeller. Bebeğin doğması ve bebeğin eşinin çıkmasıyla bu engel ortadan kalkar ve süt üretimi başlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.