Kadinvehastaliklari.com

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılır?

“Ben kız mıyım, neden?”,  “Ben erkek miyim, neden?”, “Benim neden penisim yok?”
“Ben nasıl oldum?”,  “Ben nereden çıktım?”,  “Sevişmek ne demek?”

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılır?

Her birimiz çocukların cinsel konularla ilgili sorularına illa ki şahit olmuşuzdur. Çünkü çocuklar kendi bedenini tanımak, duygusal ve cinsel gelişimini anlamak ister. Bunları da ancak soru sorarak öğrenebilir. Fakat çocukların üreme faaliyetleri yetişkinlerinki kadar gelişmediğinden mi yoksa toplumumuzda cinsellik tabulaştırıldığından mı bilmem bu konudaki soruları cevapsız bırakılır ve çocuklarda cinsellik eğitimi göz ardı edilir.

Sorulan sorular genelde ya ayıplanır, ya daha “küçüksün büyüyünce öğrenirsin.” diye geçiştirilir, ya da “çocukları leylekler getirir.” diyerek yalanlanır. Bu gibi durumlarda çoğu çocuk şunu düşünecektir: “Cinsellik, üzerinde konuşulmaması gereken yasak ve ayıp bir alan.”  Hal böyle olunca da çocuk sırtında merakıyla bu alanı çözümlemek için sokağa doğru yol almaya başlar. Sokak diyorum çünkü çocuk arkadaşlarından, televizyondan, internetten ve oyuncaklardan kısacası aile dışındaki herkesten aradığı cevapları muhakkak öğrenecek ama yanlış bilgilerle kendisini eğitmiş olacaktır. Böylelikle sosyal ve cinsel yaşantısında bozulmalar meydana gelecektir.

Aslında bu bozulmaların temelinde görüyoruz ki doğru bilgilerle giderilmemiş merak duygusu yatıyor. Artık günümüz çocukları meraklı oldukları kadar soru soran, gözlem yapan, araştıran çocuklar. Hakikaten de öyle nesil bir başka! Bu yüzden yeni nesli cinsel konulardan kaçarak, baskı kurarak eğitemeyeceğimiz gerçeği ile yüzleşmeliyiz.

Cinsellik Eğitimi Nasıl Olmalıdır?

  • Çocuklar cinsellikle ilgilendiğini ilk olarak 2-3 yaş dolaylarında belli etmeye başlar. İlk sorular cinsiyet ayrımını kavrayabilmek için yöneltilir.

“Ben kız mıyım, neden?”

“Ben erkek miyim, neden?”

 Bu yaş aralığında çocuğun cinsiyetini ve vücudunu tanıyabilmesi için vücut organlarını mahrem bölge dahil terimsel ifadeleri ile öğretmek gerekir (burnun, göbeğin, penisin/vajinan gibi). Bu şekilde mahrem bölgenin öğretilmesiyle cinsel eğitimin ilk adımı atılacak, ailenin utanıp sıkılma durumu da önlenmiş olacaktır.

  • Çocuklar kendi bedenini keşfettikten sonra karşı cinsin bedenini keşfetmeye hazırdır. Bunun için de karşı cinsin bedenine yönelmeye başlarlar.

“Benim neden penisim yok?”

Bu dönemde penisin eksikliğiyle ilgili sorulara “Sen kız olarak doğdun ve kız olarak hiç eksiğin yok. Penis erkeklere ait bir vücut organıdır. ” gibi cevaplar verilmelidir.

  • Aslında bu sorular öyle ya da böyle bir şekilde cevaplanır ama ailelerin cevaplamaktan utanıp sıkıldığı asıl konu çocukların (3 yaşından sonra) dünyaya nasıl geldiğini merak etmesidir.

 “Ben nasıl oldum?”

Onlara babadan gelen bir tohum ile anneden gelen bir tohumun birleşerek annenin karnında özel bir torbada büyüdüğünü söylemek gerekir.

Bu açıklama çocuğa az geldiyse lafı dolandırmadan “Anne ile baba, çocuk istedikleri zaman bir araya gelirler. Babanın penisinden gelen tohum annenin doğum yoluna geçer. Tohumlar anne döl yatağında birleşince küçük bir yavru oluşur ve büyümeye başlar”.

  • Bunu öğrendikten sonra çocuklardan 3-5 yaşlarında gelecek bir diğer soru:

“Ben nereden çıktım?”

Ona gerçek basit ve açık bir dille ifade edilebilir. “Bebek iyice büyüdüğünde doktor yardımıyla annenin bacakları arasındaki bir açıklıktan doğar denebilir.” Bu şekilde cevap vermekte bir sakınca bulunmamaktadır.

Burada şunu belirtmeliyim ki çocukların yalnızca sorduğu sorulara kısa ve açık yanıt verilmeli, merakı kamçılanmamalıdır.

Mahrem kavramı da bu dönemde iyice öğretilmeli, “iyi dokunuşlar” ve “kötü dokunuşlar” arasında farkındalık kazandırılmalıdır. Bu fark öğretildiği takdirde çocuk başkalarının ona kötü bir şekilde yaklaşamayacağını anlayacak ve ailesine bunu çekinmeden söyleyebilecek keza cinsel istismar büyük oranda engellenecektir.

  • Bazen çocuğun sorduğu sorular karşısında afallayabilir ve nasıl açıklayacağınızı bilemeyebilirsiniz. Örneğin;

  “Sevişmek ne demek?”

Afalladığınız açıklayamayacağınızı düşündüğünüz anlarda “Bu soruyu bana sorman ve güvenmen beni çok mutlu etti fakat sana bunu anlatabilmek için biraz daha zamana ihtiyacım var” ya da “bunu anlayabilmen için biraz daha büyümen gerek.” diyebilirsiniz. Zaten cinselliğe karşı 5-6 yaşa kadar büyük bir merakla devam eden ilgi çoğunlukla okul çağında azalır.

Sevişmeyi anlatırken ise kişilerarası sevgi konusunu vurgulamak ve bunu yetişkin iki insanın birbirine sevgi gösterme biçimi olduğunu belirtmelisiniz.

Bu şekilde cinsel eğitimini ergenlikten önce alan çocuk, kız-erkek cinsel kimliğini zamanında oturtur. Kendisini, kişiliğini, duygularını, bedenini, karşısındaki insanları tanır, sever ve saygı duyar.  Yaşamı boyunca da sağlıklı bir cinsel ve sosyal hayatı olur.

Sonuç olarak; sağlıklı cinsel eğitim sandığımızdan çok daha önemli diye düşünüyorum ve sözü Fransız düşünür Montaigne’ e bırakıyorum 🙂

“Cinsel gerçeğin bireye erkenden öğretilmesi daha iffetli ve daha verimli olmasını sağlar, yoksa herkes onu kendi hayal gücünün keyfine ve ateşine göre bulmaya kalkar.”  

Tuğçe Durgut


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ