Kadinvehastaliklari.com

Cinsel Şiddet

Cinsel Şiddet

Ülkemizde ve Dünya’da cinsel şiddet olayları gün be gün artmaktadır. Cinsel şiddet, cinselliğin kullanıldığı bir suçtur. Ülkemizde kadınların %15’i eşlerinin cinsel şiddetine maruz kalmaktadırlar (TNSA 2008, şiddet araştırması). Cinsel şiddet sadece kadınların sorunu değildir erkeklerde cinsel şiddete maruz kalabilirler.

Cinsel Şiddet Çeşitleri

Bireyin cinsel davranışlara, ve pozisyonlara zorlanmasıdır. Taciz-tecavüz (ırza geçme)-fuhuş yapmaya zorlama-cinsel istismar-ensest ve kadın sünneti gibi türleri kapsar

Cinsel Taciz-Tecavüz (ırza geçme)

Genellikle bir kişiyle isteği dışında, zorla cinsel ilişkiye girilmesi olarak tanımlanır. Daha çok, erkek cinsel organının (penisin), kadının haznesine (vajinaya) girmesiyle sınırlıdır. Son zamanlarda tecavüzün tanımı genişletilmiştir. Günümüz yasalarında tecavüz, fiziksel olarak kişiyi zorlayarak cinsel ilişkiye girilmesi, kişinin vücuduna zarar verilmesi, mağdurun rızasının olamayacağı (ruhsal hastalık, zekâ geriliği ve ilaç etkisinde olma) durumlarda kişilere yapılan cinsel saldırıdır. Tecavüzün hangi ortamda olursa olsun (ailede yaşayan kişilere, kadınlara kocaları tarafından, işyerindeki patron tarafından) bu kesinlikle suçtur, kesinlikle saklanmamalı ve polise şikâyet edilmelidir.

Aile içi tecavüz (Kadının kocasının tecavüzüne uğraması)

Günümüzde tecavüzlerin büyük bir kısmı aile içinde gerçekleşir ve kapalı kapılar ardında kalır. Kadının istemediği halde, bazen dövülerek, bazen surat asılarak cinsel ilişkiye girmeye zorlanması, tercih etmediği ve istemediği halde farklı cinsel ilişki türlerine (anal ilişki (makattan), oral ilişki (ağız yolu) vb.) zorlanması aile içi tecavüzdür. Bu durum bizim mevcut yasalarımızda suç olarak kabul edilir.

Cinsel istismar (cinsel kötüye kullanım)

cinsel stismar

Çoğunlukla çocukluk yaşlarında, yetişkinlerin çocukları cinsel tatmin amacıyla kullanmalarıdır. Çocukların cinsel organlarına yetişkinlerin cinsel tatminini sağlamak amacıyla dokunması, öpmesi, okşaması bazen cinsel ilişkide bulunması bu kavramın içinde yer alır.

Ensest (Akrabalar arasında cinsel ilişki)

Nikâhın yasak olduğu, yakın akrabalıkların olduğu kişiler arasında cinsel ilişkinin olmasıdır. Örneğin, baba-kız, üvey anne-baba ve çocuklar, büyük baba torun, abi-kız kardeş, dayı-yeğen arasında gerçekleşen cinsel ilişkidir. Ülkemizde sıklığı tahmin edilenden daha fazladır, sadece kişiler baskılandıkları, korktukları ve utandıkları için şikâyet olmaz ve kayıtlara geçmez.

Kadın sünneti (mutilation) yapılması

Kadının üreme organlarından klitorisin (bızır) cerrahi yolla kesilerek çıkarılmasıdır. Kadının cinsel ilişkiden zevk almasını önlemeye yönelik bu işlem kadını son derece aşağılayıcı ve kadınları yok sayan bir yöntemdir. Ülkemizde sık görülen bir durum değildir. Dünyada özellikle dini baskının yoğun olduğu ülkelerde görülür.

Kimler cinsel şiddet kurbanı olabilir?

Herkes bir gün cinsel şiddet kurbanı olabilir.
Ülkemizde yapılan çalışmalar, ekonomik olarak zayıf, eğitimsiz, 30 yaşından genç kadınların, çocukluğunda enseste uğramış kişilerin, kocasının fiziksel şiddetine uğrayan (dayak yiyen vb) kadınların, hamile kadınların ve alkol kullanan kadınların cinsel şiddete-tecavüze uğrama riskinin arttığı açıklanmıştır.

Cinsel Şiddetin Psikolojik Zararları

Young Teen holding Head with a Case of Depression

Korku

Cinsel saldırıya uğrayan kişilerde, şok, duygularını ifade edememe, içe kapanıklık ve olayı ret etme şeklinde tepki verir. Kişi cinsel saldırının tekrarlamasından korkar. Tanıdığı birinin cinsel saldırısına uğradı ise daha fazla şaşkınlık yaşar ve insanlardan uzaklaşır. Kişi ayrıca gebe kalmaktan, herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalığa maruz kalmış olmaktan, polisle ve hâkimle konuşmaktan, ifade vermekten korkar. Bunların dışında korkuları yaşamını olumsuz etkiler, yalnız olmaktan, yalnız banyo yapmaktan, toplu taşıma araçlarına binmekten, yabancı yerlerde bulunmaktan korkar.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)

Uykusuzluk, kâbus görme sıklığında artış, sık sık olayı hatırlama, sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu, kendini tedirgin hissetme, kolay irkilme ve sinirlenme, gelecekle ilgili planlarını iptal etme, olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma durumudur. Tecavüz sonrası TSSB oranı %57.1’dir.

Depresyon ve gerginlik (Anksiyete)

Cinsel şiddet mağdurlarında depresyon ve gerginlik hissi sık görülür. Olayı anımsatan olaylar ve cisimleri gördüklerinde yoğun stres yaşarlar. Yapılan çalışmalar, çocukluk çağında cinsel istismara maruz kalanlarda, depresyonun, korkuların, panik bozuklukların, kötü beslenmenin, uyku sorunlarının ve ilişkilerde güven sorununun daha fazla olduğu belirtilmiştir.

İntihar

Birçok cinsel şiddet mağduru vücudunun kirli ve iğrenç olduğu düşüncesiyle kendini cezalandırmak için intihar eder. Kendilerine kızgınlıkları, cinsel şiddete uğradıkları sırada, vücutlarının bundan zevk almış olabileceği düşüncesi ve bunun yarattığı öfkedir. Cinsel şiddet mağdurlarında psikiyatrik hastalıkların görülme riski artar.

Cinsel Şiddetin Fiziksel Zararları

cinsel istismar

Kişinin üreme organlarında yırtıklar, vücudunda morluklar, diş izleri, ezilme, kırıklar ve kesici alet izleri olabilir. İlerleyen zamanlarda, uzun süren kabızlık, makatta genişleme, geçmeyen baş ağrısı, halsizlik, bayılma nöbetleri, karın ağrıları, hazımsızlık şikâyetleri ve gece idrar kaçırma şikâyetleri görülebilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, hamilelik, düzensiz kanama, akıntı şikâyetleri ve vajinal akıntı ve ağrılı adet şikâyetleri olur.

Cinsel şiddet ve cinsel sorunlar

Cinsel şiddete (taciz, tecavüz vb.) uğrayan kişilerin gelecek yaşamlarında cinsel sorunlar sıklıkla görülür. Şiddet mağduru kadınların birçoğunun cinsel ilişkiden korktukları, cinsel ilişki sırasında uyarılamadıkları, cinsel tiksinti yaşadıkları ve orgazm sorunları yaşadıkları yapılan çalışmalarda bildirilmiştir.

Çocukluk çağında cinsel saldırıya uğrayanlarda ise, yukarıda belirtilen durumlara ilave olarak, cinsel davranışlarda artma, aşırı ve açıktan mastürbasyon, teşhircilik (cinsel organını başkalarına gösterme), birden fazla cinsel eşe sahip olma, cinsel kimlik bozuklukları, riskli cinsel davranışlarda bulunma (ilişkide kondom kullanmama, tanımadığı kişilerle cinsel ilişki yaşama vb.) görülebildiği çalışmalarla belirtilmiştir.

Sonuç olarak, her kim cinsel şiddet mağduru olursa olsun ve hangi cinsel şiddet türüne maruz kalırsa kalsın, bu durum bireyde ciddi olumsuz etkiler meydana getirir. Cinsel şiddet mağdurları toplumdaki diğer bireyler tarafından damgalanmamalı, evli-bekâr, sahipli-sahipsiz, daha önce cinsel deneyimi olan-olmayan-fahişe ayrımı yapmadan kişilere saygı gösterilmeli, kişinin yaşadığı durumun zorluğu unutulmamalıdır.

Yrd.Doç.Dr. Özlem Can GÜRKAN
Marmara Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Hemşirelik Bölümü
Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği AD


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ