Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Home / Hemşirelik / Dahiliye Hastalıkları ve Hemşirelik Bakımı / Akut Miyokard Enfarktüsü ve Hemşirelik Bakımı
akut miyokard enfarktüsü hemşirelik

Akut Miyokard Enfarktüsü ve Hemşirelik Bakımı

Akut miyokard enfarktüsü, kalbin kendini besleyen koroner damarların ani olarak tıkanması sonucunda miyokard hücrelerinin beslenememesi ve nekroz olması ile ortaya çıkan bir durumdur. Miyokard enfarktüsü(kalp krizi) her zaman iskemi sonucunda oluşur. Tıkanmanın durumuna göre şiddeti değişebilir. Genellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan bir durumdur. Hastaların bazılarında kalp ile ilgili başka şikâyetlerde bulunabilir. Ülkemizde ölümlerin çoğuna sebep olan bir hastalıktır. Tedavi ve teşhisi bu yüzden çok önemlidir. Bireylerin kalp ile ilgili şikâyetlerini göz ardı etmemeleri, mümkün olduğunca erken hastaneye başvurmaları gerektiği açıklanmalıdır.

Akut Miyokard Enfarktüsü Belirti Ve Bulguları

  • Sol kol, sırt, alt çene, boyun ve epigastrik bölgeye yayılan ve istirahat ile geçmeyen şiddetli ağrı
  • Ölüm korkusu ve huzursuzluk
  • Bradikardi, taşikardi
  • Terleme
  • Bulantı ve kusma
  • Soluk ve soğuk nemli deri
  • Öksürük
  • Kalp seslerinin şiddetinde değişim

Akut Miyokard Enfarktüsü Nedenleri

 

  • Sigara kullanma
  • Diyabet
  • Kolesterolün yüksek olması
  • Hipertansiyon
  • Aile hikâyesinde kalp ile ilgili rahatsızlıkların olması
  • Aşırı kilolu olmak
  • Hareketsiz yaşam
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Sinirli ve öfkeli olma
  • Aşırı kafein tüketme(kahve vs.)
  • Alkol kullanımı

Akut Miyokard Enfarktüsü Ve Hemşirelik Bakım Planı

  • Hastanın yaşam bulguları düzenli aralıklarla kontrol edilmeli ve kaydedilmelidir.
  • Hastanın rahat bir pozisyonda olması sağlanarak oksijen verilebilir.
  • Hastaya IV sıvı verilecek ise uygun damar yolu açılmalıdır.
  • Hastanın EKG’si çekilerek kaydedilmelidir.
  • Hastanın aldığı çıkardığı takibi yapılmalıdır.
  • Hasta depresyon açısından yakından takip edilmeli mümkünse yalnız bırakılmamalıdır.
  • Hastaya kafeinli içeceklerin, tuzun zararı anlatılarak diyette kısıtlamaya gidilmelidir.
  • Hastaya cinsel yaşam, aktiviteler, egzersizler hakkında eğitimler verilmelidir.
  • Gerekli olan ilaç tedavisi iyi bir gözlemle birlikte yapılmalıdır.

                                                                                        Yağmur Sezgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.