Kadinvehastaliklari.com

Plasentanın Doğumdan Sonra Ayrılması

Plasentanın Doğumdan Sonra Ayrılması

Bebek doğup kordon kesildikten sonra 5 dakika içerisinde ayrılır ve doktor (veya ebe) tarafından alınır. Bebek doğduktan sonra devam eden rahim kasılmaları, rahmin büzülmesi ve geri çekilmesi, plasentanın yatağını daraltır. Plasenta, rahim duvarındaki kan damarlarından çekilerek ayrılır. Bu da plasentanın ayrılmasını sağlayan ufak bir kanamaya neden olur. Plasenta ayrıldıktan sonra rahimdeki kas duvarları sıkılaşır, plasenta yatağındaki kan damarlarını sıkıştırarak damarların uçlarında pıhtı oluşmasını sağlar ve daha fazla kanama olmasını önler. Plasentanın  doğumdan sonra ayrılması gerçekleşir.

Anormal Plasenta Tipleri:

Bilobüle plasenta: Plasenta bipartita ismi de verilen bu tip plasenta iki ayrı lobdan oluşur, her iki lob yaklaşık aynı boydadır.                                                                                                                                                                                         Membranöz plasenta (Placenta Diffusa): Fetal membranların villuslarla kaplı olmasıdır. Plasenta previa ve akreata eşlik edebilir.
Halka şekilli (anuler, ring, zonary) plasenta
Plasenta fenestrata (pencereli plasenta)
Sirkumvallat plasenta (placenta circumvallate): Fetal membranlar plasentanın fetal yüzünü tamamen kaplamaz. Ortası çökük, etrafı halka şeklinde membranla çevrelenmiş plasentadır. Bu tür plasenta olan gebeliklerde düşükler, erken doğum, dekolman, konjenital anomali ve fetal ölüm riski artmıştır.
Sirkummarjinat plasenta:  Fetal membranlar plasentanın fetal yüzünü tamamen kaplamaz. Sirkumvallat plasentanın kenar kısmında plikasyon olmayan varyantıdır, bu nedenle ortada çökük alan oluşmaz.

Plasentanın Normalden Büyük Olması

Bu durumun en önemli nedenleri, plasentada ödem, annede diabet, annede ciddi anemi, bebekte anemi, doğumsal frengi ve plasenta arkasına kanamadır. Nadiren toksoplazma enfeksiyonu, doğumsal fetal nefroz gibi durumlar da bu tabloya neden olabilir. Plasental ödem şideetli ve yaygın olduğunda bebeğe giden kan ve oksijen miktarı azalacağından düşük apgar’lı bebeklere daha sık rastlanır. Bu tablonun sonucu olarak yenidoğan ölümleri daha sık görülebilir.

Güler SANCAKTUTAN



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ