Kadinvehastaliklari.com

Kardeş Kıskançlığı Nedir?

Sevgi, öfke gibi doğal bir duygu olan kıskançlık, çocukluk döneminde kardeşler arasında yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kardeş Kıskançlığı Nedir?

Çocuklar, kıskançlık duygusuyla yaklaşık olarak iki yaş civarında tanışırlar. Çocuk, kardeşi doğduğunda, kendisinin artık sevilmediği, istenilmediği duygusuna kapılır. Anne ve babasını çevredeki herkesten kıskanır ve onları asla başka biriyle paylaşmak istemez. Çocuk, o güne kadar sadece kendisine ait olduğunu sandığı anne ve babasını, kardeşiyle paylaşacağını anladığında, iç dünyasında farklı duygular yaşar. Çocuk, içindeki bu karmaşaya kendisi de bir anlam veremez.Bundan sonraki yaşamını anne ve baba karşısında statü kazanmak için sürekli mücadele halinde geçecek, anne babasının sevgisini paylaşmak zorunda kalacak ve kendisine olan ilgi kesilmişse terkedilmişlik yaşayacaktır.

Çocuk yeni kardeşinin annenin tüm vaktini almasını ilgiyle izler ve kendini kandırılmış hisseder.Çünkü herkes ona kardeşinin doğumuyla güzel olaylar yaşanacağını söylemiş fakat kimse ona annesini kaybedeceğini söylememiştir. Aslında çocuğun gözünden bakıcak olursak bu duyguyu yaşaması çok normaldir ve bu dönemde hayatın en önemli tecrübelerinden birini yaşamaktadır. (ilk rekabet = kardeş kıskançlığı)

Kardeş Kıskançlığı Nedenleri ?

  • Freud insanda üç benlik olduğunu savunur. Bunlar id, ego ve süperegodur. İd’in en önemli özelliği bencil olmasıdır. Bu benlik her şeyin kendisine ait olmasını ister. İnsanın toplum içinde yaşayabilmesi için birçok şeyi başkalarıyla paylaşması, id’in bencillik duygusunun engellenmesi gerekir. Çocuklar duygusal yönden yeterli derecede olgunlaşamadığı için sahip olduklarını başkalarıyla paylaşmayı kabul edecek düzeye erişememişlerdir. Bu nedenle çocuklar eve yeni gelen kardeşe karşı öfke duydukları ve ona zarar verici davranışlarda bulundukları görülmüştür.
  • Bazı uzmanlar kardeşliği, ödülü anne ve baba sevgisi olan bir yarışma içinde bulunan iki düşman olarak tanımlamışlardır. Bazı uzmanlara göre ise çocuk, annenin sadece kendisini sevmesini, diğer kardeşlerinin kendi kadar önemli olmamasını ister.
  • Kardeşler arasındaki yaş farkı ne kadar az ise kıskançlık o kadar büyük olmaktadır. 5 yaşından küçük çocuklar eve yeni bir kardeşin gelmesinden çok etkilenirler. Anneye gereksinimin sürdüğü küçük çocuklarda ise anne ilgisinin azalması sonucu eve gelen yeni kardeşe tepki daha büyük olacaktır.

Kardeşini Kıskanan Çocukta Ne Gibi Belirtiler Ortaya Çıkar ?

  • Altını ıslatma, bebek gibi konuşma, annenin memesinden süt içmeye çalışma gibi bebeksi davranışlar ortaya çıkabilir.
  • Saldırganlaşabilir ve çevrelerindeki insanlara vurarak, tekme atarak hırslarını ve öfkelerini gösterebilirir veya kardeşinin canını yakmaya çalışabilirler.
  • Uyku düzenleri değişebilir ve yemek yeme düzenleri bozulabilir.
  • Tırnak yiyerek, parmak emerek ve kekeleyerek konuşarak dikkat çekmeye çalışabilir.
  • Fiziksel bir rahatsızlığı olmadığı halde mide bulantısı, karın ağrısı gibi şikayetlerden söz edebilirler.
  • İçe kapanma davranışı görülebilir.
  • Anne ve babalarına ‘‘Artık beni sevmiyorsunuz,kardeşimi daha çok seviyorsunuz.’’ gibi sözler söyleyebilirler.
  • Eve yeni gelen kardeşle ilgilenmeyebilir o yokmuş gibi davranabilirler.
  • Sık sık kardeşine olan öfkelerinden söz edebilirler. ‘‘Bu ne zaman gidecek, bu hiçbir şey anlamıyor, benimle oynamıyor bile…’’gibi.
  • Kardeşleriyle alay etmek, ona oyuncaklarını vermemek, her fırsatta kavga etmek, yalan söylemek gibi davranışlarla da kıskançlıklarını gösterebilirler.

Anne-Baba Olarak Neler Yapabilirsiniz?

  • Çocuğa bir aile üyesi olarak yeri ve rolü anlatılarak, kardeşler arası sosyal ilişki zemini hazırlanmalıdır.
  • Ebeveynler çocuğa: “Kardeşin doğdu; fakat senin dünyanda değişen bir şey yok, sana olan sevgimizde bir azalma gibi durum söz konusu değil.” mesajını sadece sözcüklerle değil davranışlarla da iletmelidir. Baba, çocuğuyla yüz yüze iletişimi kurar, ona zaman ayırır, ortak faaliyetlerde bulunursa anne; “Alışverişi seninle daha rahat yapabiliyorum, senin yardımın bana çok iyi geliyor.” diyerek çocuğa sorumluluk yüklerse , bu zaman içinde çocuk “statü” kaybına uğramadığını anlayacak, özgüvenine yeniden kavuşmuş olacaktır.
  • Yeni bir kardeşin olmasının, onun sevilmeyeceği anlamına gelmediğini, onun yerinin ayrı olduğunu ve hep seveceğiniz tekrar tekrar ifade edilmelidir.
  • Kardeşine isim koyarken çocuğun fikri alınmalıdır.
  • Doğacak bebeğe yapılan hazırlıklara kardeşinin de katılımı sağlanmalı ve bebeğe eşyalar alınırken kardeşine de hediyeler alınmalı.
  • Çocuğun duyguları dinlenip anlayışlı olmalı, fakat kardeşine vurmasına izin verilmeyeceği de net bir şekilde anlatılmalıdır.
  • Yeni doğan bebekle birlikte büyük çocuk ihmal edilmemeli, ona özel zaman ayrılmalıdır.
  • Büyük çocuğun yaşına uygun düzeyde bebeğin korunma ve bakımında rol alması sağlanmalıdır.
  • Anne babalar çocuklar arası çocuklar arası çatışmayı doğal karşılayıp mümkünse karışmamalı, sorunu hemen çözmeye kalkışmak yerine çocukların çözüm bulma konusundaki yeteneklerine yardımcı olmalıdır.
  • Çocukların yanında diğer kardeş övülmemeli ve kıyaslama yapılmamalıdır.
  • Kardeşler arasında tartışma çıktıysa, “Kim başlattı bu kavgayı ?” gibi sorular sormayın. Ortada bır sorun varsa iki çocuğa da eşit şekilde disiplin uygulanmalıdır. Örneğin: Ortada paylaşılamayan bir oyuncak varsa: “Siz aranızdaki problemi çözene kadar bu oyuncakla ikiniz de oynayamazsınız” diyerek onları kendi aralarında problemi çözmeye teşvik edebilirsiniz.
  • Çocuğunuza: “Sen artık büyüdün abla oldun.” gibi kelimelerden kaçının. Çocuğunuzu birdenbire büyütmeyip,çocukluğunu doya doya yaşamasına imkan verilmesi gerekmektedir.
  • Çocuk kardeşini sevmek zorunda olduğu mesajı verilmemelidir. Olumsuz duygularını dışa vurunca tepki verilmemelidir. “Kardeşime hiç alışamadım ,onu sevmiyorum” diyen bir çocuğa: “Aman o nasıl kelime öyle? Onun ne suçu var ? Böyle tatlı kardeş sevilmez mi?” demek, çocuğun kardeşine karşı öfkesini daha da büyütür. Bunun yerine “Kardeşin doğduğundan beri onunla uğraşıyorum diye seni daha az sevdiğimi düşünebilirsin; ama benim sana karşı sevgim hiç değişmedi. Benim de kardeşim olduğu zaman öyle sanmışım. Anneme de babama da çok kızmışım. Ama bunun böyle olmadığını çok geçmeden anladım.” gibi sözler aileyle çocuğu yakınlaştırır, çocuğun kafasındaki kuşkuların silinmesine yardımcı olur.

Gizem Tepeli



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ